Hayat, acıyla mutluluğun kesiştiği nokta aslında. Birgün noktanın sağındaki çizgideyiz, bir diğer gün solunda. Çok güldüğüm zaman arkasından mutlaka ağlayacağımı düşünürdüm çocukken, çünkü öyle olurdu
Ama, hayat öğretti bana noktanın hep aynı tarafında kalmayı. Artık noktanın diğer tarafına yaklaşıp uzaklaşıyorum sadece. Alışıyor insan acıya ve bu duygu törpüleniyor zamanla sanki... Ama mutluluk da o kadar azalıyor , bir çocuk kadar sevinemiyor insan herşeye...
Dedim ya, hayat, acıyla mutluluğun kesiştiği nokta aslında.
Otobüsün camına başımı dayayıp ağlarken terketmiştim bir şehri,
Çook acımıştı canım çoook...
Ve sonra merhaba dedim yeni bir şehre,
Gün ışığı süzülmeye başlıyordu otobüsün penceresinden,
Kamaştı gözlerim önce,
Ve merhaba dedim beni ışıl ışıl karşılayan şehre...
Hayatı akışına bıraktım,
Ta ki, hayat beni bırakıncaya kadar...